GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları
Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
IndirX
bitkisel tedavi
bitkisel tedavi
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 13 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
The ALOE VERA JEL, GÖKÇEK Aloeverajel page is where you will
  1. #1
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    19.926

    Standart GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları

    Alıntı hakan Nickli Üyeden Alıntı
    İBRAHİM BEY ÜRÜNLERİ DÜN KULLANDIM İLK DEFA DEĞİŞİKLİGİ HİSSEDİYORSUN YILLARDIR YORGUNLUK HİSSİ GİTTİ ENERJİ GELDİ KENDİ KENDİME BOKS YAPTIM BÜYÜK BİR ÇALIŞMANIN ÖZVERİNİN AKLIN ÜRÜNÜ KARIŞIMLAR ZATEN SİZİ TVLERDE İZLERKEN DİĞER KİŞİLERDEN FARKLI OLDUGUNUZU ANLADIM SİZİNLE BİRLİKDE ALOVERA VE İKSİRE HAYRAN OLMAMAK ELDE DEĞİL HER TÜRLÜ HASTALIGA UMUT DAĞITIYORSUNUZ HASTALARI SERİNLETİYORSUNUZ BENCE SİZ SON YÜZYILIN DEHASISINIZ ZAMAN İÇİNDE MUTLAKA SIRLARINIZI BİRİLERİNE ÖĞRETİN Kİ MİLLETİMİZ FAYDALANSIN SİZDEN SONRA İKSİRSİZ ALOVERSIZ KALMASIN İNSANLAR. BU YAZIYI OKUYAN BAZILARI ABARTILI YADA İBRAHİM BEYİN ADAMI OLDUGUMU DÜŞÜNECEKLER DÜŞÜNSÜNLER SORUN DEĞİL FAKAT İBRAHİM BEY EN BÜYÜK TIP ÖDÜLÜNÜ HAKEDİYOR HERGÜN HAYRANLARINIZ ARTACAKTIR SAYGILAR
    Hakan bey sağolun, şayet iyileşen bütün hastalr düşüncelerini sizin gibi yazsalar inanın çok büyük yeni bir forum oluşur teşekkürler.

    GÖKÇEK Aloeverajel

    Gökçek Aloeverajel bağırsaklardaki mantarlara dünyada en etkili üründür.Gökçek Tonik mantara karşı etkili fakat bazı mantar türlerinde problem yaşıyoruz bu nedenle arayışlara girdim ve aloeverajeli üretim.Tonik mide deki bakteriyi problemsiz yok ederken bazen çok nadir bağırsak bantarlarının bazı alt türlerinde yetersiz kalıyor.Bu belki 100 kişide 5 kişidir, fakat çözülmesi gereken bir problemdir diye yıllarca düşündüm ve üretmek şimdi nasip oldu.Aslında bu reçete bende tam 25 yıldır var, fakat tam istediğim gibi mükemmel olmadığının dan arayış içinde idim ve sonunda çok şükür başardım.Eskiden Sovyetlerde ki hasta olan özelikle de kanser hastası bütün parti yöneticileri ve üst bürokratlar ve yakınlarını Fahrettin Amca tedavi etmiş. Fahrettin Amca Çeçen savaşında bütün mal varlığını kaybetmiş ve can güvenliği de olmayınca Türkiye'ye kaçmış ondan da esinlenerek GÖKÇEK ALOEVERAJELİ ürettim.

    Bundan tam 19 yıl önce Almanya'nın Frankfurt şehrine konferans vermek için gelen Ahmet ER (Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlunun eğitimci kadrosundan başkan yardımcısı) ile tanıştım.Ahmet ER ne işle meşgulsünüz diye sorunca şifalı bitkilerle ilgili araştırmalarım yapıyorum kitap yazıyorum diyince çok heycanlandı ve hemen seninle özel görüşmem gerek dedi.Ahmet bey rüyasında peygamberimizi gördüğünü ve peygamberimizin ona aloverayı göstererek ''Ahmet bu bitkide çok şifa var bu bitkiyi insanlara tanıtın ve yayın'' demiş.Ahmet bey rüya üzerine düşünmüş ve anlamını çözememiş.Benim ile tanışınca demek bu rüya senin içinmiş İbrahim bey dedi.Ahmet bey büyük bir sorumluluktan ve ağır bir yük taşıma duygusundan kurtulmuş ve rahatlamıştı.Bana ''Ben bu rüyanın ne anlama geldiğini anlamamış ve bunu düşünüp duruyordum ve bu vebalden kutulamazsam ne olacak diye uyuyamamıştım.Allah’ıma şükürler olsun ki karşıma sen çıktın. İbrahim bey iyi ki geldiniz beni çok büyük ve ağır bir mesuliyetten kurtardınız’’ dedi.

    Ben o zamanlar aloe vera ürünleri satan bir firmanın distribütörlğünü yaptım.Bu ürünleri kullananlar önce çok seviniyorlar, fakat sonra rahatsızlık yeniden nüksetti diyorlardı.Bu beni o zaman çok üzdü.İnsan kazanmak para kazanmaktan önemli diyerek çok çok iyi para kazanmama rağmen distribütörlüğü bıraktım ve bundan sonra iksir, tonik, tentür, diyet ve çayları üretmeye başladım.O günden bugüne kadar aloe vera neden klinik araştırmalarda çok çok etkili oluyorda ürünleri kullanınca aynı etkiyi yapmıyor diye düşündüm.Lahanayı haşladığınızda nasıl ki birleşimindeki etkin maddeler yok oluyorsa, aloe vera hazırladığınızda da en etkili maddeler yok oluyor.Bu nedenle etkisi azalıyor.Ben hem Berezilyalılar'dan, hem de Fahrettin hocadan aldığım reçetelere klinik araştırmalarla elde edilen bilgileri de ekleyerek mükemmel ve yepyeni bir ürün üretim.Allah’ıma hamdolsun.Tonik midedeki bakteriye karşı çok çok etkili, yani gastrit, ülser, kolit, enterit ve allerji de tonik vazgeçilmez.Gökçek Aloevrajel çok amansız bağırsak mantarları, deri hastalıklarından: akne, ekzem, atopik ekzem ve diabete (şeker hastalığı) karşı ve de hücre yenileyici özlikleri ile mükemmel bir üründür.Klinik araştırmalarda zaten bunu ispatlanmıştır.

    Aloeverajel aloe vera, bal ve 19 çeşit bitkiden oluşan özel bir karışım.Bu güne kadar bağırsaklarında mantar olanların asla tatlı yememeleri ve hatta tatlı meyve bile yememelerini söyledim.Fakat ben kendim içinde bal olan bir şurup üretim.Bu çelişki değil mi diye soranlar oluyor.Evet çelişki gibi gözüküyor doğru.Bağırsak mantarları glikoz yani şekerle beslenir ve şekerin her türü mantarın hızla yayılmasına sebep olur.Peki ben yıllarca tatlı yemeyin derken neden mantara karşı bir şurup üretim.Evet çok ilginç bir buluş yaptım.Burada mantarı fare olarak düşünün balı peynir ve 19 şifalı bitkiyi de fare kapanı olarak düşünün.Evet aynı teknikle mantarı balla beslenmek isterken diğer şifalı bitkiler mantarları yok ediyor.Yani mantara karşı bir tuzak kurdum ve çok şükür çok çok etkili olduğunu gördüm.Aloe vera ile ilgili klinik araştırmalar yapılmış ve zaten etkisi belgelenmiştir.Bizim burada farkımız kimyasal ilaç kullanmadan doğal bazı yöntemlerle bu GÖKÇEK Aloeverajelini üretmiş olmamızdır.

    Bağırsaklara mantar yerleşmişse, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmak mümkün değildir.Çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı etkilidir, bununla ilgili olarak Kaliforniya’nın Standford Üniversitesi’nde Cheney ve ekibi 1950-52 yılları arasında Lahana suyu ile üç büyük tedavi denemesi yapmıştır ve bunu 1956’da Wasler ile Miller’in tedavi denemeleri takip etmiştir. Hastalar mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olanlardan seçilmiştir ve de 1-4 hafta süre ile günde 1 lt Lahana suyu verilmiştir. Lahana suyunun gün boyu yudum yudum içilmesi gerekir. Cheney tarafından 1950’de yapılan 13 hasta üzerinde deneye yapılmıştır ve bunların altısında mide, yedisinde onikiparmak bağırsağı ülseri olduğu röntgenle tespit edilmiştir. Tamamı Lahana suyu ile normal tedavi süresinden önce iyileşmişlerdir.(Age).Yalnız sadece Lahana suyu Guvatıra sebep olabilir bu nedenle biz lahana suyu nu 19 çeşit bitki ile takviye ettik.

    Aloe vera ile ilgili bir çok klinik araştırması yapılmıştır bunlardan bir kaç örnek vermek istiyorum
    1) Kaliforniya Linus Pauling Enstitüsü 1985´de Aloe vera (sabır) özsuyu ile hastalar üzerinde yaptığı tedavi denemesinde sabır şuru-bunun (özsuyu) bağırsak mantarlarını zararsız hale getirdiği ve böy-lece mantarların sebep olduğu ekzema ve nörodermatoz gibi deri hastalıklarının iyileştirdiği tespit edilmiştir (Nhp7.98.1105)
    2) Mısır’da 1973 yılında akneli hastalar tedavi denemsi yapılmış ve dahilen sabır şurubu haricen Aloe vera (sabır) jeli kullananların akneden kurtulduğu görülmüştür. Mısırlılar tarafından yine bacak ülserine karşı tedavi denemsi hem haricen hem dahilen yapılmış ve yaralar iyileşmiştir (Nhp7.89.1106)
    3) Alman Farmakoloji endüstri birliği (Budesverband der Pharmazen-tische Industire = BPI) ve Alman ilaç üreticiler birliği (Bundesverband der Arzneimittelhersteller=BAH) tarafından dünyanın çeşitli ülkelerinde binlerce hasta üzerinde bir düzine klinik araştırma yapmışlardır. Bu araştırmalarda sinameki ve Aloe vera (sabır) özsuyunun (sabır şurubu) bağırsak kanserine sebep olmadığı, aksine bağırsak kanserine yanlış beslenme (Et, Peynir, Alkol, Kahve, Siyah çay) ve Kronik kabızlığın neden olduğu tespit edilmiştir. (HV.3.97.60)
    4) Bangkok Üniversitesi tarafından yaşları 35-60 arasındaki şeker hastaları üzerinde Aloe vera (sabır) şurubu ile deneyler yapılmış ve hastaların iyi olduğu tespit edilmiştir (ZP.5.97.282)
    5) Fukuyama Üniversitesi (Hiroshima) tarafından yapılan bir araş-tırmada Aloe vera (sabır) şurubu, sabır ekstresi ve sabır jelinin hücre gelişmesini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. (ZP.3.97.172)
    Tesir şekli: İltihapları önleyici, bakteri, virüs ve mantarları zararsız hale getirir, müshil yapıcı, mideyi kuvvetlendirir, karaciğeri kuvvetlendirici ve yaraları iyileştirici özeliklere sahiptir.

    Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı etkilidir.Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.
    Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. TECRÜBELER Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder.

  2. #2
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    19.926

    Standart

    ALOE VERA

    Çok Yıllık -0,3m 1-4 Aylar Ca, Ho, Na Öz Suyu Hafif Zehirli

    Aloe vera, Aloe, Aloe vera, Sabır, Syn: Aloe barbadensis L. MILL.
    Sabur “ officinalis FORSK.
    Alo
    Sarısabır
    Ödağacı
    Sarı sabır
    Öd çiçeği
    Familyası: Sarısabırgillerden, Affodillgewächse, Asphodelaceae
    Drugları: Aloe vera (Sabır ekstresi); Aloes extractum
    Aloe vera (Sabır tentürü); Aloe
    Aloe vera (Sabır) yapraklarının iç kısmındaki özsuyu çeşitli şekillerde işlenerek çay, tentür, natürel ilaç ve sabır suyu elde edilir.

    Giriş: Sabırgillerin takiben 350 alttürü mevcuttur ve bunlardan en çok iki tür kullanılır ve bunlar; Sarısabır; Aloe vera (A. Barbadensis) ve Kap-Sabırı; Aloe ferox (Aloe capensis) diye anılır. Türkçe de sadece Aloe vera (Sarısabır) diye anılan bu bitki genellikle sarı çiçek açtığından bu adla anılır. Eskiden Aloe bardensis diye anılmasının sebebi Barbados adasında ihracının yapılmasından dolayıdır. Bitkinin ismi Arapça Alloek den gelir ve parlak acı demektir, vera wahre´de yani hakikiden ferox ise yabani anlamına gelir. Sabıkın asıl vatanı Sudan, Somali, Sokotra adası ve Arap yarımadası olup zamanla tropik ve subtropik iklimin hâkim olduğu her yere yayılmıştır. Günümüzde özelikle ABD’nin Güney Eyaletlerinde kozmetik maddelerin ve ilaç yapımında kullanılmak için özel olarak yetiştirilmektedir. Tarihte ilk defa Mısırlılar tarafından güzellik banyosu ve cilt bakımı için M.Ö. 4000 yıllarında kullanılmaya başlanmış. (Mısırlılar medeniyeti Sümerlerden, yani Türklerden almıştır. Bütün medeniyetlerin kaynağı Sümerler yani Türkler dayanır. ) Peygamber Efendimiz tarafından Sabır suyu göz ağrılarına karşı kullanılmasını tavsiye etmiştir.

    Botanik: Aloe veranın (Sabıkın) gövdesi ya yoktur veya 10-30cm olabilir, şayet alt yaprakları kesilirse zamanla gövde ortaya çıkar. Bitkinin ortasından çıkan çiçek sapı 50-100cm boyunu bulur ve bununda 15-35cm’ine salkım şeklinde oldukça çok çiçek dizilmiştir. Çiçekleri silindir şeklinde 2,5-3,5cm uzunluğunda sapı ise 3-4,5cm olup, çiçeklerin içinde esmerimsi sarı döllenme tozlukları bulunur. Yaprakları 40-60cm uzunluğunda 6-10cm eninde uca doğru sivrice, kenarlarında, seyrek şekilde dizilmiş dikenleri vardır ve grimsi yeşil veya mavimsi yeşil yaprakların üzerinde yer yer beyazımsı benekler bulunur.

    Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde rahatlıkla dışarıda yetişebilir. Almanya’da yazın bahçelerde kışın seracıklarda veya güneş gören pencere önünde yetiştirilmektedir. Bitki hem tohumları ile hem de köklerinin çevresine saldığı sürgünlerle çoğalır ve yayılır. Sabıkın kullanılış maksadına göre çeşitli şekillerde işlenir.

    Hasat zamanı:
    1) Aloe vera (Sabır) tozu; Mart-Nisan veya Ağustos-Ekim aylarında kesilen yapraklarının en az iki yıllık olması gerekir ve kesik kısımları aşağı gelecek şekilde dizilir ve de akan sıvılar oluk şekildeki keçi veya at derisinden bakır kazanlara akar. Bakır kazanların altı yakılır ve sıvı kaynatılır ve de kristaller elde edilir. Günümüzde Sarısabırdan elde edilen kristale Kuraca Aloe ( Curaca Aloe veya Aloe lucide ve yahut ta blanke Aloe denir) çünkü cam gibi içi gözükür ve genellikte esmerimsi siyah renklidir. Kap-Sabırının özsuyu kurutulunca donuk, içi gözükmeyen kristal elde edilir ve buna Karaciğer Aloe (Aloe hepatica) denir. Kristaller öğütülerek toz haline getirilir ve sabır tozu kabızlığa karşı kullanılır.
    2) Aloe vera (Sabır) şurubu; Sabır özsuyu çıkarıldıktan sonra bozulmaması için C ve E Vitaminleri ve sorbit katılır ve böylece bozulması önlenir. Sabır özsuyunun birleşimindeki 1,8-Dihidroksiantrasen türevleri özel bir metotla ayrılarak ayrıca ilaç yapımında kullanılır ve geri kalan kısım özel işlemler sonucunda şurup gibi içilecek halle getirilir ve bu sabır özsuyu veya sabır şurubu birçok hastalığa karşı ve immun sistemini kuvvetlendirici olarak içilir.
    3) Cilt bakımı için haricen kullanmak maksadı ile jeli elde edilir ve bu jel, krem, merhem veya losyon yapımında kullanılır.

    Birleşimi: Sabır yapraklarının özsuyundaki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; Sabık’ın birleşiminde 260 madde bugüne kadar keşfedilmiştir ve bunlar;
    a) 1-8-Dihidroksiantrasen türevleri %25-40 arasında olup en önemlileri; 1-) Barbaloinler (10-Glukosylantronlar) % 23-35 orandadır ve bunlara Aloin A ve B´de denir. 2-) %3-7 oranında 7-Hidroksialoin Ave B (izobarbaloin Ave B) ile 8-0-Metil-7-hidroksi-Aloin A ve B, Emodin, aloetikasit, barbaloin, monosulfonikasit, antranol, restannol3-) 1,8-Dihidroksiantrakinonlar % 0,05-0,5 arasında olup en önemlileri; Aloeemodin ve Chrysophanol’dur.
    b) Aloe-Reçinesi (=Chromon-C-glukozitler) %20-30 arasında olup en önemlileri; Aloeresin B,C, A ve D (Aloesin A,B,C ve D diye de anılırlar)
    c) Aminoasitler; Lysin, histidin, prolin, hidroksiprolin, cistin, theronin, glutaminasit, salm, asparagin, aspartinasit, glutaminasit, arginin, gistin, valin, leusin, izoleusin, serin, tyrosin, alanin, glyserin.
    d) Mukomono- ve mukopolisakkaridler; Acemannan, uronasit, galakturanasit, glukoronasit, manuronasit, pentosan, ramnoz, glukoz, selluloz, manoz, arabinoz, galaktoz, ksyloz, aldentoz
    e) Enzimler; Oksidaz, amailaz, bradkynaz, sellulaz, katalaz, lipaz, kreatin, fosfokinaz (phosphokinasz), proteaz, pentosan, alimaz, transaminaz, fosfataz (phosphataz)
    f) Mineraller; Alüminyum, kalsiyum, kükürt, klor, demir, bakır, sodyum, mangan, potasyum, magnezyum, çinko, krom
    g) Vitaminler; B1, B2, B3, B6, B12, E, C-Vitaminleri, Provitamin A (betakaroten), folikasit
    h) Yağ asitleri; Kolesterol, Kampesterol, beta-Sitosterol, Lupeol
    i) Ayrıca Ligninler, saponinler, salisilik asit ve eterik yağlar içerir.

    Araştırmalar:
    1) Kaliforniya Linus Pauling Enstitüsü 1985´de Aloe vera (sabır) özsuyu ile hastalar üzerinde yaptığı tedavi denemesinde sabır şurubunun (özsuyu) bağırsak mantarlarını zararsız hale getirdiği ve böylece mantarların sebep olduğu ekzema ve nörodermatoz gibi deri hastalıklarının iyileştirdiği tespit edilmiştir (Nhp7.98.1105)
    2) Mısır’da 1973 yılında akneli hastalar tedavi denemsi yapılmış ve dahilen sabır şurubu haricen Aloe vera (sabır) jeli kullananların akneden kurtulduğu görülmüştür. Mısırlılar tarafından yine bacak ülserine karşı tedavi denemsi hem haricen hem dahilen yapılmış ve yaralar iyileşmiştir (Nhp7.89.1106)
    3) Alman Farmakoloji endüstri birliği (Budesverband der Pharmazentische Industire = BPI) ve Alman ilaç üreticiler birliği (Bundesverband der Arzneimittelhersteller =BAH) tarafından dünyanın çeşitli ülkelerinde binlerce hasta üzerinde bir düzine klinik araştırma yapmışlardır. Bu araştırmalarda sinameki ve Aloe vera (sabır) özsuyunun (sabır şurubu) bağırsak kanserine sebep olmadığı, aksine bağırsak kanserine yanlış beslenme (Et, Peynir, Alkol, Kahve, Siyah çay) ve Kronik kabızlığın neden olduğu tespit edilmiştir. (HV.3.97.60)
    4) Bangkok Üniversitesi tarafından yaşları 35-60 arasındaki şeker hastaları üzerinde Aloe vera (sabır) şurubu ile deneyler yapılmış ve hastaların iyi olduğu tespit edilmiştir (ZP.5.97.282)
    5) Fukuyama Üniversitesi (Hiroshima) tarafından yapılan bir araştırmada Aloe vera (sabır) şurubu, sabır ekstresi ve sabır jelinin hücre gelişmesini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. (ZP.3.97.172)

    Tesir şekli: İltihapları önleyici, bakteri, virüs ve mantarları zararsız hale getirir, müshil yapıcı, mideyi kuvvetlendirir, karaciğeri kuvvetlendirici ve yaraları iyileştirici özeliklere sahiptir.


    Çay Harmanları:

    Dr.E.Scheider’ya göre adet yetersizliğine karşı çay;
    >5 gr Sabır tozu
    >5 gr Arnika çiçeği
    >10 gr Andız kökü
    >20 gr Sefa çiçeği
    >30 gr Sedef otu
    >30 gr Civanperçemi otu
    Flam-Kroeber ve Seel’e göre adet söktürücü çay;
    >10 gr Sabır tozu
    >40 gr Sedef otu
    >50 gr Biberiye yaprağı
    Dr.E.Scherider’a göre iştah çayı;
    >2 gr Sabır tozu
    >4 gr Şerbetçi otu kozalağı
    >14 gr Süt şekeri


    Homeopati’de: Şayet evinizde Aloe vera (sabır) var ise yaprakları baştan uca kadar kenarlardan kesilir içindeki jel gibi olan bitki özsuyu bir kazanda veya tavada hafif kaynatılır ve bundan 50gr ezildikten sonra bir şişeye konarak üzerine % 70’lik 500 ml Alkol ilave edilir. Şayet Sabır bitki olarak evde yok ise eczaneden sabır tozu alınarak aynı işlem yapılır. Takriben 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <<Aloe>> adı ile anılan tentür elde edilir, Aloe tentüründen günde 3-4defa 10-15damla 4-8 hafta süreyle alınır.

    Ekstraksı: Ekstresi Aloe vera (Sabır) özsuyu çıkarıldıktan sonra sıcak su ile ekstresi yapılır ve ekstresi de aynı tentürü gibi kullanılır.

    Hastalığın belirtileri (semptom):
    1) Karına kan hücumu, makat veya mesanede ağırlık ve basınç hissi
    2) Makatı kapayan kaslarda (sfinkter) kontrolü kaybetme ve bu yüzden idrarını yaparken veya yellenirken dışkı (gaita) kaçırma korkusu ki bu genellikle olur. Yani kişi bazen istemeden altına büyük abdestini yapabilir.
    3) El ve ayaklar sürekli soğuk, baş ve yüz sıcak olur
    4) Herhangi bir konuyu düşünemez, bunalır, sıkılır ve yorulur
    5) Özellikle de burunda aşırı derecede kızarıklık olursa
    6) Baş ağrısı; sanki alında bir yük varmış gibi
    7) Sıcakta ağrılar artar, soğukta iyileşir
    8) Sabahları yürümek ve kalkmakla ağrılar artar
    9) Makat kaşıntısı, yanması
    10) Makatta üzüm gibi basur oluşur ve bu kanlı-yakıcıdır.

    GÖKÇEK Aloeverajel
    Gökçek Aloeverajel bağırsaklardaki mantarlara dünyada en etkili üründür. Gökçek Tonik mantara karşı etkili fakat bazı mantar türlerinde problem yaşıyoruz bu nedenle arayışlara girdim ve aloe vera jeli üretim. Tonik mide deki bakteriyi problemsiz yok ederken bazen çok nadir bağırsak mantarlarının bazı alt türlerinde yetersiz kalıyor. Bu belki 100 kişide 5 kişidir, fakat çözülmesi gereken bir problemdir diye yıllarca düşündüm ve üretmek şimdi nasip oldu. Aslında bu reçete bende tam 19 yıldır var, fakat tam istediğim gibi mükemmel olmadığının dan arayış içinde idim ve sonunda çok şükür başardım. Eskiden Sovyetlerde ki hasta olan özelikle de kanser hastası bütün parti yöneticileri ve üst bürokratlar ve yakınlarını Fahrettin Amca tedavi etmiş. Fahrettin Amca Çeçen savaşında bütün mal varlığını kaybetmiş ve can güvenliği de olmayınca Türkiye'ye kaçmış ondan da esinlenerek GÖKÇEK ALOEVERAJELİ ürettim.

    Bundan tam 19 yıl önce Almanya'nın Frankfurt şehrine konferans vermek için gelen Ahmet ER (Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun eğitimci kadrosundan başkan yardımcısı) ile tanıştım. Ahmet ER ne işle meşgulsünüz diye sorunca şifalı bitkilerle ilgili araştırmalarım yapıyorum kitap yazıyorum deyince çok heycanlandı ve hemen seninle özel görüşmem gerek dedi. Ahmet bey rüyasında peygamberimizi gördüğünü ve peygamberimizin ona aloverayı göstererek ''Ahmet bu bitkide çok şifa var bu bitkiyi insanlara tanıtın ve yayın'' demiş. Ahmet bey rüya üzerine düşünmüş ve anlamını çözememiş. Benim ile tanışınca demek bu rüya senin içinmiş İbrahim bey dedi. Ahmet bey büyük bir sorumluluktan ve ağır bir yük taşıma duygusundan kurtulmuş ve rahatlamıştı. Bana ''Ben bu rüyanın ne anlama geldiğini anlamamış ve bunu düşünüp duruyordum ve bu vebalden kutulamazsam ne olacak diye uyuyamamıştım. Allah’ıma şükürler olsun ki karşıma sen çıktın. İbrahim bey iyi ki geldiniz beni çok büyük ve ağır bir mesuliyetten kurtardınız’’ dedi.

    Ben o zamanlar Aloe Vera ürünleri satan bir firmanın distribütörlüğünü yaptım. Bu ürünleri kullananlar önce çok seviniyorlar, fakat sonra rahatsızlık yeniden nüksetti diyorlardı. Bu beni o zaman çok üzdü. İnsan kazanmak para kazanmaktan önemli diyerek çok çok iyi para kazanmama rağmen distribütörlüğü bıraktım ve bundan sonra iksir, tonik, tentür, diyet ve çayları üretmeye başladım. O günden bugüne kadar aloe vera neden klinik araştırmalarda çok çok etkili oluyor da ürünleri kullanınca aynı etkiyi yapmıyor diye düşündüm. Lahanayı haşladığınızda nasıl ki birleşimindeki etkin maddeler yok oluyorsa, aloe vera hazırladığınızda da en etkili maddeler yok oluyor. Bu nedenle etkisi azalıyor. Ben hem Berezilyalılar'dan, hem de Fahrettin hocadan aldığım reçetelere klinik araştırmalarla elde edilen bilgileri de ekleyerek mükemmel ve yepyeni bir ürün üretim. Allah’ıma hamdolsun. Tonik midedeki bakteriye karşı çok çok etkili, yani gastrit, ülser, kolit, enterit ve alerji de tonik vazgeçilmez. Gökçek Aloevrajel çok amansız bağırsak mantarları, deri hastalıklarından: akne, egzama, atopik egzama ve diabete (şeker hastalığı) karşı ve de hücre yenileyici özlikleri ile mükemmel bir üründür. Klinik araştırmalarda zaten bunu ispatlanmıştır.

    Aloeverajel aloe vera, bal ve 19 çeşit bitkiden oluşan özel bir karışım. Bu güne kadar bağırsaklarında mantar olanların asla tatlı yememeleri ve hatta tatlı meyve bile yememelerini söyledim. Fakat ben kendim içinde bal olan bir şurup üretim. Bu çelişki değil mi diye soranlar oluyor.Evet çelişki gibi gözüküyor doğru. Bağırsak mantarları glikoz yani şekerle beslenir ve şekerin her türü mantarın hızla yayılmasına sebep olur.Peki ben yıllarca tatlı yemeyin derken neden mantara karşı bir şurup üretim. Evet çok ilginç bir buluş yaptım. Burada mantarı fare olarak düşünün balı peynir ve 19 şifalı bitkiyi de fare kapanı olarak düşünün.Evet aynı teknikle mantarı balla beslenmek isterken diğer şifalı bitkiler mantarları yok ediyor. Yani mantara karşı bir tuzak kurdum ve çok şükür çok çok etkili olduğunu gördüm. Aloe vera ile ilgili klinik araştırmalar yapılmış ve zaten etkisi belgelenmiştir. Bizim burada farkımız kimyasal ilaç kullanmadan doğal bazı yöntemlerle bu GÖKÇEK Aloeverajelini üretmiş olmamızdır.

    Bağırsaklara mantar yerleşmişse, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmak mümkün değildir. Çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar. Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar. Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir. Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz. Tonik mide de gastrit ve ülsere sebep olan haliko bakter pylori ye karşı çok çok etkili iken Gökçek Aloe Vera Jel genelikle bağırsak mantarlarına karşı daha etkilidir. Bu nedenle bağırsakların da mantar olanların ilk 6 hafta dan sonra Tonik yerine Aloe Vera Jeli kullanmaları daha uygun olur.

    Yan tesirleri: Uzun süre Aloe vera (sabır) tozu veya sade olarak taze yaprakları kullanılırsa kandaki potasyum azalır, idrar kırmızılaşır, idrara kan karışır ve albümin (idrarda protein) ortaya çıkar. Sabır şurubu veya ekstresi içince bu yan etkiler olmaz. Bazı firmalar kaliteye dikkat etmemektedir bu nedenle bağımsız Enstitüler tarafından kalite beyan-namesi alınan ürünler tercih edilmelidir. Aloe vera hakkında sorulan binlerce soruya cevap vermek içi yoğun bir araştırma yaptım. Aloe vera üreten binlerce firma mevcuttur. Fakat bu firmaların üretiği aloe vera jeller ekstraksiyon dan geçtiğinden etkisi çok çok az. Bu nedenle ben kendim 19 yıllık bir çalışma sonucu aloe vera jeli geliştirdim.

    Kap Sabırı, Kap-Aloe, Aloe ferox (Syn: Aloe capensis)
    Kap sabırı 3-5m boyunda bir ağaç şeklinde olup yaprakları gövdenin üst kısımlarında bulunur ve çiçekleri en üst noktadan çıkan bir sapın üzerinde durur. Çiçek önce 3-5cola sonra yine 3-5cola ayrılır ve toplam 10-25çiçek demeti bulunur. Çiçekleri genellikle kırmızı renkli ve silindir şeklinde topluca bir aradadır. Birleşiminde %15-20 Aloin A ve B, %6-10 Aloinosit A ve B (sadece kap sabırında vardır), 5-Hidroksialoin A ve B ve %20 civarında Aloeresin A ve %15 Aloeresin B (Aloe reçinesi) içerir. Kullanılış şekil ve maksatları aynıdır.
    Eklenmiş Resmin önizlemesi Eklenmiş Resmin önizlemesi GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloe_vera_2_.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloe_vera_sab_r.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloe_vera_sab_r.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloe_vera.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloe_vera1.jpg  

    GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloe_vera.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloevera_2_.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloevera_3_.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloevera.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloevera1.jpg  

    GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloevera3.jpg   GÖKÇEK Aloeverajel Faydaları-aloevera4.jpg  

  3. #3
    efsuslu83 Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    40

    Standart

    Ne zaman satışa başlayacak?
    Gökçek marketinge koyacak mısınız diye sormuyorum çünkü zaten koymayacaksınız.

  4. #4
    hafize88 Çevrimd??? Acemi
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    evet ibrahim beyde ürtikeri azdırır mı ne kadar süre kullanılmalı kesin tedavi eder mi? yine aynı ekmek siyah çay kola fanta diyeti uygulamalımıyım bu bilgileri istiyorum isterse tedavi 10 ay sürsün kullanırım ürünlerinizi şu kafamdaki şüpheleri sona erdirseniz sorularıma cp vererek

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.730

    Standart

    Aloe vera bitkisi, Liliaceae (zambakgiller) familyasına aittir ve 400 den fazla türü vardır. Çeşitli alanlarda en çok kullanılan Aloe barbadensis Miller adı verilen çeşididir. Yaprak, iki bölümden meydana gelmiştir. Müshil olarak kullanılan ve antrakinonlar adı verilen maddeleri içeren yeşil kabuk bölümü ve Aloe jeli olarak adlandırılan müsilaj bölümü.
    Jel kısmında, 18 amino asid, 20 mineral, 12 vitamin ile çeşitli bilimsel araştımalarda immunostimülan olduğu gösterilmiş olan asemannan, glukomannan, mannoz-6 fosfat, aloerid gibi polisakkaridler; çeşitli enzimler, deneysel olarak antihistaminik olduğu gösterilmiş olan alprogen; yine çeşitli çalışmalarda kan kolesterol düzeylerine ve selim prostat hipertrofisine etkili olduğu bildirilen lupeol, beta-sitosterol ve kampesterol gibi steroller ile lignin, salisilat gibi maddeler bulunmaktadır. Antrakinonları içeren kabuk bölümü suyunun uçurulması ile elde edilen ve laksatif olarak kullanılan kısma Aloe denir. Yaprağın iç kısmında bulunan ve parankim hücreler tarafından imal edilen müsilaj görünümlü ranksiz kısma ise Aloe vera Jel adı verilir. Bu iki kısım devamlı şekilde kavram karışıklığına neden olduğu için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün Seçilmiş Tıbbi Bitkiler monografında ayrı bölümler halinde incelenmiştir.
    Aloe vera jel inin gerek yüzeyel kullanım, gerekse besin tamamlayıcısı olarak içecek şeklinde hazırlanması, özel yöntemler gerektirmektedir ve ürünler, günümüzün son derece gelişmiş analiz yöntemleri ile kontrol edilmektedir. Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.

    ALOEVERA NEDİR
    Curabitur lacinia Nulla id egestas felis cursus leo congue Curabitur platea. Ipsum Boyu 30 - 60 cm civarinda her zaman yesil olan, zambakgiller familyasindan çok yillik bir Afrika bitkisidir
    Yapraklari etli ve uzun olup uçlara dogru kiliç gibi sivrilesir, soluk yesil renkli yapraklarinin kenarlarinda sivri dikenleri vardir. Kirilmis yapraklari içinde saydam, jelatinimsi bir bitki özü gözükür. Bitkinin tabani yukariya dogru çiçek gibi açilan bir gövdeye sahiptir. Burada sivri dikenler, trompet gibi açan çiçekler ve çogalmayi saglayan yan dallar bulunur. Çiçek sapi ortadan tek çikar ve 135 cm ye kadar yükselebilir, bunun ucunda uzun bir çiçek salkimi bulunur. Meyvasi çok sayida çekirdek içeren üçgen seklinde bir kapsüldür. Yilin büyük kisminda açar. Sarkik çiçekleri saridan turuncu ve eflatuna kadar degisen renklerdedir. Amerika ve Japonyada kültür bitkisi olarak yetistirilmektedir. Aloe arborescens, Aloe barbadensis, Aloe perryi, Aloe vahombe ve Aloe ferrox aloe'nin botanik olarakbenzer türleri olup en degerlisi Aloe barbadensis'dir.

    KULLANIM ALANLARI
    Faydalari :
    Aloe jeli denilen sivi, yapraklarin güneste bekletilerek veya isitilmasi ile elde edilir. Koyu kahve renklijelatinimsi parçalar halindedir. Suda kismen, alkolde tamamen çözünür. Agizdan veya yüzeysel olarak kullanilabilir. Aloe konsantre ise Aloe jelinin suyu uzaklastirilip dondurularak kurutulmus sekli olup oral olarak kullanilir. Bir de yine oral olarak kullanilan Aloe Vera latex ürünü elde edilir. Bu aloe'nin suyu buharlastirilip alindiktan sonra yapraklarda kalan kismidir ve daha ziyade antrakinon türevlerini içerir.Yapiskan, aci, sari bir sividir. Vücudumuz için gerekli olan 22 amino asitten 20 tanesialoe vera'da bulunmaktadir. Bu aminoasitlerden 7 si, vücudun üretemedigi,diyet yolu ile temin edilen 8 adet aminoasit grubundandir. Antrakinon grubundan anti - bakteriyel, aneljezik, anti - fungal, anti - viral olan Aloin ve Emodin içerir. Içerigindeki saponisler bakteri, mikrop, mantar ve pamukçuga karsi kuvvetli bir anti - septiktir Bagisiklik sistemini güçlendirici uzun polisakarin zinciri ve anti - viral özellikli Acemannan sayesinde beyaz kan hücrelerini uyararak bagisiklik sistemini düzenler. Iltihaplanmayi önleyeyicietken maddeler olan sterolleri (chosterol, campesterol, lupcol, sitesterol) bulundurur. Özellikle Lupcol anti - septik ve agri kesiciolarak vücutta çalisir. Aloe vera'da aspirinin ana ham maddesine benzer, iltihaplara karsi etkili, agri kesici(analgesic), ates düsürücü ve kani sulandirici etkileri olan salycylic asit bilesigi vardir. Aloe vera'da sindirimi kolaylastiranlipaz ve proteaz enzimleri yani sira iltihaplari yok eden carboxypeptidase enzimini de bulunmaktadir.
    Anti - kanser aktivitesi
    Kanserli dokularin büyümelerinin engellendigini gösteren bir çok çalisma yapilmis olup bu özelliklerinden tibbi bakis tarzi bölümünde daha detayli olarak bahsedilmektedir.
    Anti - virüs aktivitesi
    Kizamik, herpes ve HIV e karsi aktivite görülmüstür. Bu etkilerin bir kisminin immün sistemin aktivasyonundan olabilecegi düsüncesi de gündemdedir.

    Hepatit
    Aloe vera hepatit yüzünden hasara ugramis karaciger hücrelerini tamir eder.

    Immün sistemi
    Hücresel Bagisiklik mekanizasindaki T hücrelerini uyarir. Kan hücrelerinde lökosidlerin sentezini arttirir.Direkt kemik iligine etki eder. makrofaj hücrelerininyabanci cisimleri içerisine alarak yutma ve yok etme faaliyetlerini arttirir. Hücrelere canlilik verir. Interlökün sentezinin arttirilmasi sonucunda yabanci maddelere karsi T ve B lenfositlerinin hareketini arttirir.

    Kemik erimesi
    Gerek kadinlar ve gerekse erkeklerde ki kemik erimelerinde hem kemiklerdeki yikilmayi engellemekte ve hem de hizli bir hücre tamiri yaparak aksiyel kemik yogunlugunu da arttirmaktadir. Daha hizli bir tedavi için omega 3 ve 9 içeren balik yagi da takviye olarak alinmalidir.

    Kollestrol
    Kollestrol LDL yi karacigere tasiyarak orada yok edilmesini sagliyan HDL Hücrelerinin oraninin arttigi gözlemlenmistir. Dolayisiyla toplam kollestrol oraninda düsme saglanir.

    Mantarlar
    Mantar enfeksiyonlarindaaloe vera ile yeniden üreyen deri dokularina enfeksiyonun bulasmadigi ve bu sekilde eski hücrelerin tendürdiyot ile dezenfekte edilerek dökülüp yerine yeni hücrelerin olusturulmasiyla mantardan kurtulunmaktadir.
    Pamukçuk
    Agizda pamukçuk yapan maya hücrelerinin(candida albicans) üremesini durdurmaktadir.

    Sedef
    Uzun süreli bir tedavi gerektirmektedir. Ancak neticede iyilesmektedir.

    Sindirim sistemi
    Oral yolla alindiginda yaralarda basarili olmustur. Bagirsak pasaj zamanini düsürür ve sindirimi hizlandirir. Bagirsak bakteri florasinin daha iyi çalismasini saglar. Protein sindirimini ve emilimini arttirir. Kandaki alkol seviyesini düsürür.

    Seker hastaligi
    Azalmis insulin salinimi ile karakterize edilen bir karbohidrat metabolizma bozuklugudur. Aloe vera nin insulin üretimini aktive ederek kan sekerini azalttigi ve seker hastaligi yüzünden geç iyilesen yaralari çabuk iyilestirdigi tesbit edilmistir.

    Vitiligo
    Derideki melanosit hücrelerinin hasar görüp deride beyaz lekeler olusmasina vitiligo denir. Vücut oto immün antikorlar üretir ve bunlar hasara sebep olurlar. Aleo vera bu çarpik üretimi düzenleyerek onlarin ortadan kalkmasini ve kil foliküllerinde hala ölmemis melanositler varsa onlarin olusumunu hizlandirarak pigmentlerin yeniden eski hale dönmesini saglar. Bu hususta diger bir teoride aloe veranin süper oksitlerolusumunu engelleyerek onlarin melanositler üzerindeki etkisini ortadan kaldirarak hücrelerin yeniden aktivasyonuna kavustugu seklindedir.

    Yaniklar - Yaralar
    Her türlü sicak, soguk ve radyasyon yaniklari ve iltihapli yaralardahücreleri hizli bir sekilde iyilestirir, agrilari azaltir, siskinligi giderir, kaliteli bir doku olusmasini saglar.

    Yan Etkileri :

    Aloe vera latex, uterusda kan dolasimini arttirdigindan menstrüasyon dönemlerinde veya ay döneminin kanamalarin fazla arttigi günlerinde kullanilmamalidir. Hamile ve emziren kadinlar ile kronik ishal veya karin agrisi problemi olanlarin Aleo Vera? yi kullanmalari tavsiye edilmemektedir.

    TibbiBakis Tarzi:

    Agiz sagligi
    Aloe Vera suyu jeli ile günde 3 kere agiz çalkalanirsa agizdaki ülserlerin iyilesmesi hizlanir.

    Anti - toksikligi
    Radyasyon terapisi sirasinda deriye sürüldügünde karsi etki yapar, cildi yanmalardan korur.

    Aloe vera,cyclooxygenase aktivitesini engeller.

    Aloe vera, içeriginde bulunan magnezyum laktat yüzünden mast hücrelerindeki histidine decarboxylaseenziminin aktivasyonunu engeller.

    Aloe vera, prostaglandin E2yag asidinin üretimini engeller.

    Aloe vera, bradykinin sinirsel peptidini baski altinda tutar.

    mast hücrelerinin histamin salgilamasini engeller.

    Deri
    Jel olarak sürüldügünde çibanlarin iyilesmesini hizlandirir.

    Jel olarak sürüldügünde sivilceleresebep olan propionibacterium acnes bakterisini öldürür.

    Konsantre aloe vera suyu 1 ay, günde bir defa sürüldügünde actinic keratoses'lerin iyilesme süreciniçabuklastirir(anektodal raporlardan).

    Aloe vera jeli yaniklarin iyilesmelerini hizlandirir.

    Aloe vera jeli cutaneous leishmaniasis(bir çesitleishmania)lezyonlarinin iyilesmesini hizlandirir.

    Kozmetikte dermabrasion neticesi soyulan cilde 12 saatte bir sürülen aloe jeli iyilesme süresini çokhizlandirir. 72 saatlik bir süreçte oldukca iyi neticeler alinir.

    Ciltteki, erythema gibi iltihaplanmalari engeller.

    Aloe vera jeli sürüldügünde akut veya kronik alerjik reaksiyonlar neticesi olusan kasintili deri döküntülerinin iyilesmesini çabuklastirir.

    Böcek isirma veya sokmalarinda olusan kasinti ve yanmalari azaltir.

    Aloe vera jeli genel olarak kasintilaraiyi gelir.

    Aloe vera jeli veya sampuani,psoriasis rahatsizliginda % 83 basari saglar.

    Radiodermatitile ilgili lezyonlarin iyilesmesini saglar.

    Aloe vera jeli radyasyon terapisi sirasinda cildinepitelyum tabakasinda olusan radyasyon yaniklarina karsi koruma yapar.

    Kafa derisinin üst kismindaki kasintilaraloe verali sampuanlarla yikama yapilarak azaltilabilir.

    Aloe vera jeli, yara izlerini önler.

    Aloe vera jeli, geçici olarak cildin görünümünügelistirir, deriyi temizler, deri hücrelerinin rejenerasyonunu uyarir. Ayrica, belkide yaralarin iyilesmesinde fayda saglayabilen fibroblast hücrelerinin olusumunu tesvik eder. Oral olarak veya krem olarak cild ülserleriniiyilestirir. Içerdigi acemannan sayesinde merhem olarak decubitus ülserlerinin iyilesmesini hizlandirir.

    Acemannan hidrojeli ile yapilan klinik çalismalarda agiz ülserleri maksimum 6 günde iyilesmistir.

    Aloe vera hafif ve orta derecedeki cilt yarasi, yanik ve günes yaniklarinda çok iyi neticeler saglar.

    Günde 4 kere sürüldügündetinea rahatsizligina sebep olan çesitli zararli mantarlari öldürür.

    Anektodal raporlara göre 3 saatte bir sürüldügünde sigilleriiyilestirir.

    Oral olarak alinarak veya merhem olarak sürülerek yaralarin iyilesmesini hizlandirir ve onlarin enfekte olmalarini engeller.

    Immün sistem
    Aloe Vera suyu alerjileri hafiflestirir, jel olarak sürüldügünde de deri alerjilerini azaltir.

    Aloe Vera suyu içerigindeki 5 - fluorouracil and cyclophosphamide kimyasallari sayesinde bazi tür kanserlerde tümörleri küçültür, bazi kemoterapik kanser ilaçlarinin etkinligini arttirir ve metastas'i önler.Yine kanser tedavisinde kullanilan melatonininetkinligini arttirir. Aloe Vera karaciger kanserinde de yararsagliyan çok önemli bir bitkidir.

    Agizdan alinan veya yüzeysel sürülen aloe vera pek çok zararli bakteriye karsi etkindir. Bu bakteriler

    Bacillus subtilis - Citrobacter species(% 60 etkin) - Enterobacter cloacae - Eschericia coli(% 90) - Klebsiella pneumoniae - Mycobacterium tuberculosis - Propionibacterium acnes - Pseudomonas aeruginosa (% 90) - Salmonella species - Serratia marcescens - Staphylococcus aureus - Streptococcus agalactiae - Streptococcus faecalis - Streptococcus pyogenes Agizdan alinan veya yüzeysel sürülen aloe vera, Candida albicans ve Trichophyton species gibi pek çok zararli mantara karsi da etkindir.

    Aloe Vera jeli, Trichomonas vaginalis gibi bazi parazitsel mikroorganizmalara karsi da etkindir. Agizdan alinan aloe vera suyu atesi düsürür

    Potansiyel bir anti - iltihaplanma ajanidir. Agiz yolu ile sindirim kanallarinda, sürerek deride erythema gibiiltihaplanmalari engeller.

    Aloe Vera mast hücrelerinden histamin salgilanmasini ve bir ön iltihaplanma maddesi olan Leukotrienesin üretimini engeller.

    Aloe Vera jel olarak sürüldügünde derideki Langerhanshücrelerinin günesin ultra - viyoleradyasyonundan dolayi hasar görmesini engeller.

    Aloe Vera içerigindeki Acemannan sayesindemakrofajlarin fonksiyonelliklerini güçlendirir.

    Agizdan alinan aloe vera suyu, içerigindeki Acemannan sayesinde herpes, measles ve rhinotracheitisgibi bazi virüsleri engeller.

    Aloe Vera AIDS hastalarinda immün sistemibirçok yönden destekler. Içerigindeki Acemannan sayesinde AIDS'e sebep olan HIV virüsünü, virüsteki glikoproteinin glükozilasyonuna mani olarak engeller.

    Aloe Vera, Herpes Simplex virüslerine karsi anti - viral etkinlige sahiptir. Yine içerigindeki acemannan sayesinde grip virüslerinde de etkin rol oynar.Bu yüzden grip tedavi ve önlenmesinde çok faydalidir.

    Yine ayni sebeplemeasles virüsüne karsi da anti - viral etkiye sahiptir.

    Iskelet kaslari sistemi
    Aloe Vera fibromiyaljisemptomlarini azaltir.

    Rheumatoid arteritlerde etkin bir iyilesme saglar.

    Kalp - damar sistemi
    Jel olarak sürüldügünde kilcal damarlari genisleterek deride kan dolasiminiarttirir. Ayni sekilde kan

    dolasimini arttirarak soguk isirmalarinin iyilesmesini saglar.

    Metabolik sistem
    Kronik yorgunluk sendromunda semptomlari hafifletir. Birkaç ayda epeyce bir iyilesme saglanir. Aloe Vera diabetes mellitushastalarinin her iki(1 ve 2. tip) tipinde de kan sekeri ve trigliserit seviyelerinidüsürür. Yine bu hastalarda olusmus diyabetik bacak ülserleri yaralarinin iyilesmesinde de yararlidir.

    Seksüel sistem
    Vajinaya jel olarak sürüldügünde,leukorrhearahatsizligini 72 saat içinde geçirir. Vajinaya jel olarak sürüldügünde, trichomonas vaginalis enfeksiyonunun sebep oldugu vaginitis'leriazaltir. Zararli parazitler bir çok vaginitis den sorumludur.

    Sindirim sistemi
    Aloe Vera meyva suyu içerdigi acemannan sebebiyle kolitis ile iliskili olan bagirsak iltihaplanmasina iyi gelir. Yine ayni sebeple crohn rahatsizligi ile iliskili yemek borusu iltihaplanmasini da iyilestirir. Ayni sekilde benzer hastaliklar olan ülserlesmis colitisve tahris edici bagirsak sendromu'nu da iyilestirir.

    Aloe Vera suyu içerigindeki antrakinon glikozitleri sayesinde kabizligi gidermede (bagirsak temizlenmesi) de yararli bir maddedir.

    Aloe Vera jeli, mide asitlerinin salgilanmasini engelleyerek mide eksimesini giderir.

    Aloe Vera suyu asiri hidroklorik asitsalgilama durumunda da normallestirme yapar.

    Aloe Vera bos midedeki pepsinin aktifligini giderir, hidroklorik asit salgilanmasini engelleyerek onun midedeki ülserlibölgelerle temas ederek tahris etmesini önler. Böylece mide ile ince barsagin jejunum bölümü arasindaki peptic ülserleri iyilestirir. Yine duodenal ülseri de iyilestirir.

    Solunum sistemi
    Astim hastalarinin % 40 inda iyilesmeler görülmüstür.

    Klebsiella pneumoniae bakterisinin sebep oldugu pnömoni'yi engellemede aloe vera etkindir.

    Etkilesmalari :

    Destekledikleri
    Kanser tedavisinde destekleyici olarak kullanilan melatoninhormonunun etkisini arttirir.

    Içerigindeki acemannan sayesinde bir immün sistem kimyasali olan interferon üretimini arttirir.

    Kemoterapide anti - tümör etkili cyclophosphamide ilacinin etkisini arttirir.

    Yine ayni sekilde kemoterapide anti - tümör etkili fluorouraciladli ilacin etkisini arttirir.

    Cilde iltihaplanmayi önlemek için sürülen cortisolilacinin etkinligini arttirir.

    Yaralarin iyilesmesinde vücutca kullanilankolajenproteininin üretimini arttirir.

    Cildin dimetilsülfoksittedavisiyle yüzeysel iyilestirilmesinde cilde yapilan tahrisi önler ve düzeltir.

    Içerii :

    Vitaminler
    Choline - - Beta - karoten - - Vit (B1 - B2 - B3 - B6) - - Vit - C - - Vit - E
    Mineraller
    Bakir - - Kalsiyum - - Klor - - Gemanyum - - Sodyum - - Potasyum - - Demir - - Mangan - - Silikon - - Kükürt - - Magnezyum laktat
    Kimyasallar
    Aminoasitler:Alanine - - Arginine - - Aspartic Acid - - Cystine - - Glutamic Acid - - Glycine - - Histidine - -
    Hydroxyproline - - Isoleucine - - Leucine - - Lysine - - Methionine - - Phenylalanine - - Proline - - Serine - - Threonine - - Tyrosine - - Valine
    Karbonhidratlar:Arabinose - - Galactose - - Glucose - - Mannose - - Xylose

    Polisakkaritler:Acemannan

    Enzimler:Alkaline Phosphatase - - Amylase - - Bradykininase - - Catalase - - Creatine Phosphokinase

    Glutathione Peroxidase: Glyoxalase I - - Glyoxalase II Superoxide Dismutase

    Yaglar:Gamma - Linolenic Acid

    Phytosterols:Beta - Sitosterol - - Campesterol

    Organic Acids:Chrysophanic Acid - - Cinnamic Acid - - Salicylic Acid - - Succinic Acid - - Uric Acid

    Quinones:Anthraquinones: Barbaloin - - Isobarbaloin - - Emodin (Aloe Emodin)

    Diger:su(96000) - - Resitannol - - Resin - - Ethereal Oil - - Aloenin - - Rhabarberone - - Lupeol
    Kokusu - Tadi
    Bitki yapraklarinin öz suyu kendine has kokulu ve acimsidir.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    2.730

    Standart

    Dr Ragıp ESENER

    ALOE VERA “ÖLÜMSÜZLÜK BİTKİSİ”
    Aloe vera son yıllarda ülkemizde de moda olmaya başlayan bir bitkidir. İnsanlar tarafından çok eski çağlardan beri tanınan ve kullanılan bu bitkinin, yakın zamana kadar ülkemizde bilinmemesinin nedeni, muhtemelen doğal bitkilerimizden olmaması ve saklama usullerinin fazla bilinmemesine bağlıdır.Palmiye Merkezi, ülkemizde Aloe vera’nın bitki olarak yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmakta ise de, düşündüğümüz Türkiye’de bir Aloe Vera Enstitüsü açmaktan henüz uzağız. Bu yazı serisinde Aloe vera yı geçmişi ve halihazırdaki kullanım alanları ile özet olarak sunmaya çalışacağım.Aloe vera için dünyada her yıl, birçok kitap basılmakta, ayrıca üreticilerin ve imalatçıların sayısı gittikçe artmaktadır. Kozmetik ve Tıpta kullanım o kadar artmıştır ki, Avrupa ve Amerika kıtalarında birçok ülkede, yalnız Aloe vera ürünlerinin satıldığı mağazalar açılmıştır.

    Aloe vera bitkisi “aloaceae” ailesine ait bir bitkidir. Eski sınıflandırmada “liliaceae” ailesinde olduğu düşünülen bu bitki, lilyum ailesindeki sarımsak, soğan ve kuşkonmaz gibi tıbbi değeri olan bitkiler gibi, tıbbi özelliklerinden dolayı çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Bitki dış görünüşü ile bir kaktüsü andırır. Aloe ailesinde 350 kadar tür mevcuttur, bunlardan Aloe vera dışında dördü, tıbbi değere sahiptir. Tibbi değeri olan diğer aloeler: Aloe arborescens “Ağaçsı aloe”, Aloe ferox “Dikenli Aloe”, Aloe saponaria “Benekli aloe” ve Aloe perryi “Curaçao adası aloesi” dir. Palmiye Merkezi seralarında tıbbi değeri olan 4 tür aloe ve bir alt grubun üretimi yapılmaktadır.

    Aloe vera’nın vatanı tam bilinmemektedir. Kuzey Afrika, Güney Afrika, Mezopotamya ve Yemen kökenli olabileceği ileri sürülmüştür. Muhtemelen ilk çıkış yeri Kuzey Afrika veya Yemen dir. Aloe vera çok yıllık, sukkulen(etsi) bir bitkidir. Fotografta görüldüğü gibi, rozet yapraklıdır. Gençken yaprakları beneklidir, sonra gri-yeşil renge döner ve her bir yaprak uzunluğu 60-90 cm e erişir. Çiçek sapı, 150cm yüksekliğe kadar uzayabilir, üzerinde boru şeklinde, sarı renkli salkım çiçekler oluşur. Aloe vera çiçekleri kısır olduğundan üretimi, yandan verdiği yavruların ayrılması ile gerçekleştirilir. Bitkiler genelde 12-16 yapraklıdır, yaşam süresi 12 yıl dolayındadır. Bitki 4 yaşına geldiğinde, erişkin hale geldiği kabul edilir, yaprak boyu 60-90cm ve her bir yaprağın ağırlığı, 1.5-2 kg a erişir. Bitkinin yaprakları da içeriği bakımından, tıbbi amaç veya kozmetik sanayiinde kullanılacak en yüksek kaliteye ulaşır. Tıbbi amaçla kullanmak için en dıştaki, büyük yapraklar, senede 2-3 defa kesilir. Bitkinin kendini çok çabuk iyileştirme özelliği vardır. Yaprağın kesildiği yerde oluşan yaralar, saniyeler içinde, bir film tabakası ile kaplanır ve yaradan sıvı kaybı önlenir.Aloe vera sıcak ülkelerin bitkisidir. 0C° altında yaprakları zarar görür, -4C° altında genelde ölüm meydana gelir. Ticari olarak Aloe vera yetiştiriciliği yapılacaksa, sıcaklığın hiçbir zaman 0C° ye düşmemesine dikkat edilmelidir. Toprağın geçirgen olmadığı veya çok nemli ortamlarda bitki daha yüksek derecelerde de zarar görebilir. İdeal olarak geçirgenliği iyi bir toprak ve bol güneş gelişmesi için şarttır.

    Aloe veranın 5000yılı aşkın bir süredir, insanlar tarafından kullanıldığı tahmin edilmektedir. Bu kadar uzun süre içinde, mucize vasfını hiç kaybetmeden günümüze popüler bir bitki olarak gelmiştir. “Ölümsüzlük Bitkisi” adı eski Mısır’lılar tarafından kullanılmıştır. Aloe vera firavunların cenaze törenlerinde kullanılmaktaydı. Nefertiti ve Kleopatra’nın güzelliklerini bu bitkiye borçlu oldukları söylenmiştir. Kleopatra’nın, meşhur güzellik banyosunu, keçi sütü ve Aloe vera karışımı ile yaptığı da rivayet edilmektedir.

    Mezopotamya, Nippur antik kentinde bulunan, MÖ 2000 yıllarında yazılan Sümer kil tabletlerinde, Aloe vera faydalı bitkiler arasında gösterilmektedir. Firavun Amen-Hotep I zamanında MÖ 1500 yıllarında yazılan Ebers Papirüslerinde, aloe ve kullanıldığı alanlardan geniş olarak bahsedilmektedir. Ebers papirüsünü yazan bilgenin, değişik kaynaklara ve kendi zamanından daha eskilere dayanarak yaptığı aktarmalar, bu bitkinin eski Mısır’da kullanımının çok daha eski tarihlere dayandığını ortaya koymuştur.

    Yazarın notu: Ebers papirüsü: Alman Eski Mısır Dili uzmanı Georg Ebers tarafından çözülen papiruse yazılmış yazılardır. Ebers zengin iş adamı ortağı Herr Gunther ile birlikte bu papirüsleri, 1872 yılında bir Mısır’lıdan satın alarak Almanya’ya getirmişlerdir. Mısır’lının bu papirüsleri Thebes yakınındaki El Assasif kentinde, bir mezardaki mumyanın kucağında bulduğu bilinmektedir. Yazılanlar çözüldükten sonra bu papirüsler Leipzig Üniversitesine verilmiştir.

    Papirüs “Cyperus papirus” tropik ve subtropik bölgelerde bulunan, sulak alan ve bataklıklarda yetişen uzun ince ot ile kamış arasında bir bitkidir. Ülkemizde iç mekanda sıklıkla kullanılan, Akdeniz sahil kuşağımızda ise, dış mekanda da yetişen Japon Şemsiyesi “Cyperus alternofolius” ile yakın akrabalığı vardır. Kağıt yapmak için, bu bitkilerin ince uzun gövdeleri bir bıçakla yukarıdan aşağıya çizilerek, kabuk ince bir tabaka halinde açılır. Bu ince levhalar, düz bir zemin üzerinde yanyana yayılıp, üzerlerine çekiç vurularak, tek bir levha haline getirilirler, sonra güneşte kurutularak papirüs kağıdı elde edilir. Palmiye Merkezinde bu iki tür bitki örnekleri mevcuttur.

    Eski Mısır’da tıp ve ilaç, karmaşık şekilde ruhsal hayatla bağlantı göstermekteydi. Büyü, hayatı ve iyileşmeyi sağlayan tanrılara yakarma amacı ile yapılırdı. Bu tanrıların başında İsis ve Ra gelmekteydi. Aloenin o devirde kullanımı, farmakolojik olduğu kadar, ruhsal (manevi) olarak da tedavi edici olmaktaydı.

    Bir hikayeye göre MÖ 333 yılında, Büyük İskender İran’ı ele geçirdikten sonra, hocası Aristotle’nin tavsiyesine uyarak, Aloe vera elde etmek için Sokotra adasını ele geçirmiştir.Büyük İskender ada ahalisini kovarak, buradaki Aloe veraları, yaralı askerlerinin yaralarının iyileştirmesi için kullanmıştır. Sokotra Adası Doğu Afrika’da Aden ve Somali arasındadır. Sokotra adasında 5 ayrı aloe dikim sahası bulunmuştur, ancak bu dikim sahalarının, Çin, Hindistan, Tibet ve Malezya ile ticaret için yapıldığı sanılmaktadır. Adanın Büyük İskender’in ele geçirdiği bilinen topraklardan 2500 km uzakta olması, bu hikayenin doğruluğuna şüphe düşürmektedir.

    İskenderiye’ki Tıp Okulunda eğitim gören, Yunan’lı doktor ve bilim adamları da Aloe verayı geniş olarak kullanmıştır. Yunan farmakolok Celsius (MÖ 25-MS 50) Aloe veranın, barsak boşaltıcı etkisi (purgatif) olduğunu yazmıştır.

    MS 2-3. yüzyıllarda Aloe vera batılı tıp doktorları tarafından da sıklıkla kullanılmaya başlanmış ve Avrupa ilaçları arasındaki sağlam yerini almıştır. Yaralanma, ülserlerde, basurda, mide yakınmalarında, saç dökülmesinde, uykusuzluk durumlarında, ağız ve dişeti hastalıklarında, yanıklarda, kabızlıkta, glokom, hazımsızlık, böbrek hastalıklarında kullanıldığına dair birçok raporlar vardır.

    Aloe veranın Amerika kıtasını yayılması, İspanyol’ların Güney Amerika kıtasına girmeleri ile başlamıştır. Aztek İmparatorluğunun İspanyollar tarafından ele geçirilmesiyle, Aloe vera Orta Amerika ve Meksika’ya yayılmıştır. Bu bitkinin yaygınlaşması ve yeni bulunan kıtada, tıpta kullanılmasını Jesuit Papazlar sağlamıştır. Bu papazlar, okullarında, öğretmenlik ve tıp dallarında eğitim aldıklarından, aloe veranın değerini ve kullanıldığı yerleri bilmekteydi ve gittikleri her yere getirdikleri fideleri dikerek, aloe veranın Amerika Kıtasında yaygınlaşmasını sağlamışlardır.

    Aloe adının arapça “alloeh” kelimesinden geldiğine inanılmaktadır. Alloeh Arapçada acı ve parlak madde anlamında kullanılmaktadır, bu da aloenin özelliklerine uymaktadır. Aloe verayı, Araplar sabir veya sabr, Suriyeli Arap’lar sabhra veya sebara olarak adlandırmışlardır. Lübnan’daki Sabhra Vadisi’nin tercümesi, Aloeler Vadisidir. Ülkemizde Aloe ye sarı sabırlık, Agave americana’ya ise sabırlık adı verilmektedir.

    ALOE VERA’NIN KİMYASAL BİLEŞİMİ

    Aloe vera’nın kimyasal analizi incelendiğinde, lignin, saponin, anthraquinon, enzim, vitamin, mineral, monosakkaridler, polisakkaridler, yağ asitleri, salisik asit ve aminoasitler gibi çok çeşitli elemanlar olduğu görülmüştür.

    Aloe vera’nın vücut dokularına işleme yeteneği, mikrop, mantar ve virüs öldürücü etkisi, yeni hücre yapımını ve yara iyileşmesini sağlaması, sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi, barsakların çalışmasını arttırması ve vücuttan istenmeyen zararlı maddelerin atılmasını sağlaması, vücudun bağışıklık sisteminin kuvvetlendirmesi, yaralara olan anestezik (ağrı kesici) etkisi, ölü dokuların ortadan kaldırılmasının sağlanması gibi çok yönlü etkilerini nasıl gösterdiği uzun süredir merak konusu olmuştur.

    Bitkinin bileşiminin yalnız %1 inde 75 den fazla besleyici element bulunmuştur. Bu kadar küçük miktarda bulunan bu bileşiklerin, nasıl bu kadar yararlı etkiler yaratabildiği bilim adamlarının ilgisini çekmiştir. Bugün bu mucizevi etkilerin, bitki yapısında bulunan dünyada bilinmeyen bir maddeden değil, içinde bulunan, çok çeşitli elementlerin en uygun oranda karışımı ile “sinerjik” (biri birlerinin kuvvetini arttırıcı) etki göstermesinden dolayı olduğu anlaşılmıştır.

    Çok kısa olarak Aloe vera’nın içinde bulunan maddelerin, 8 grup altında vücutta ne görev yaptığına bakalım.

    1. Saponin, lignin ve anthrakinonlar

    · Saponin: Mikroplara karşı, antiseptik özellik
    · Lignin : Cilde kolayca işler, yanlarındaki diğer maddeleri de cildden içeri taşır.

    · Anthrakinonlar: Bitki özsuyunda bulunan 12 antrokinonun en önemlileri, Aloin ve Emodin dir. Her ikisi de mikrop ve virüs öldürücü özellikleri dışında, kuvvetli ağrı kesicidir. Ayrıca laksatif (barsak yumuşatıcı) özellikleri vardır. Barbaloin, İzobarbaloin analjezik ve antibiotik etkiye sahiptir. Anthranol, Anthracene ve Aloetik asit, yan etkileri olmadan antibiyotik etki gösterirler. Aloe emodin, bakteri öldürücü ve barsak yumuşatıcı etkiye sahiptir. Kinnamik asit esteri, ağrı kesici ve uyuşturucudur, aynı zamanda ölü dokuların parçalanmasına yardımcı olur. Krizofanik asit, deri üzerindeki mantarlara öldürücü olarak etki eder. Eterel yağ, ağrı kesici ve trankilizan (yatıştırıcı) dır. Rezistannol’un bakteri öldürücü özelliği vardır.

    2.Vitaminler

    Aloe vera nın yapısında Vitamin A (beta-carotene), Vit.B1(thiamine), Vit. B2(riboflavin), Vit. B3 (niacin), Vit. B6 (pyridoksin), Vit. B12, Kolin, Vit. C, Vit. E, Folik asit bulunmaktadır. Bu vitaminlerin herbirinin vücut çalışmasında ve bazı önemli maddelerin yapımında büyük rolleri vardır. B3, B6 ve B12 vitaminlerinin, yine aloe yapısında olan çinko, manganez ve krom gibi mineraller ile kombinasyonu, beyin fonksiyonları üzerine olumlu etki yapmaktadır. Bütün bu vitaminler genel vücud sağlığı için gereklidir ayrıca bu vitaminlerin bir çoğu çeşitli enzimlerin imalinde rol almaktadır.

    3.Enzimler

    Aloe vera da fosfataz, amilaz, bradikininaz, katalaz, sellülaz, kreatin, fosfokinaz, lipaz, proteolitaz gibi enzimler bulunur. Bu enzimlerin çoğu sindirimde rol oynamaktadır.

    4.Mineraller

    Aloe vera da bulunan 20’den fazla mineralin en önemlileri: kalsiyum, krom, bakır, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum ve çinko’dur. Minerallerin çoğu, enzim sistemlerinin çalışması için gereklidir.

    5.Şekerler

    Aloe vera, hem glikoz ve fruktoz gibi monosakkaritleri hem de acemannan gibi polisakkaritleri içerir. Taze Aloe vera jelinde bulunan polisakkaritlerin yaklaşık % 90 nını oluşturan acemannan, özellikle bağışıklık sistemin güçlendirilmesinde önemli rol oynar, ayrıca virüslere karşı etkilidir. Acemannan tümor hücreleri ve enfeksiyonla mücadelede rolü olan akyuvarların üretimini arttırır. Akyuvarların artması ile yara iyileşmesinin de hızlandığı gösterilmiştir.

    6.Steroidler

    Aloe vera nın içerdiği bitki steroidlerinden en önemlileri: Kolestorel, kampesterol, ß-sisosterol ve lupeoldür. Bunlar önemli antienflamatuar (iltihap önleyici) ajanlardır. Ayrıca lupeolun antiseptik (mikrop öldürücü) ve ağrı kesici özelliği vadır.

    7.Salisilik asit

    Aspirinle aynı kimyasal yapıya sahip olan salisilikasit aloe sıvısında bulunan aloin’nin bir yıkım ürünüdür. Antibakteriyel ve antienflamatuar özelliğe sahiptir.

    8.Amino asitler

    Amino asitler insan vücudu için hayati öneme sahip yapı taşlarıdır. İnsanlar için gerekli olan 22 amino asitten 8 tanesi vücutta imal edilemez, bunlar dışardan sağlanmak zorundadır. Aloe verada bu 8 ana amino asitten 7’si bulunmaktadır. Ayrıca vücudumuz için gerekli diğer 14 amino asitin 11’i Aloe vera’da mevcuttur.

    Kesik, yara ve yanıklar

    Aloe vera kuvvetli ağrı kesici, antimikrobiyal ve hücre uyarıcı etkileri nedeniyle kesik, yara ve yanıklarda başarıyla kullanılmaktadır. İyi bilinen antienflamatuar ve yara iyileştirici özellikleri yanında, epitel hücrelerinin çoğalmasını hızlandırarak çabuk yara iyileşmesini sağlar.Deri yaralanmalarından sonra aloe vera kullanılan olgularda, kötü nedbe (skar) oluşumu hemen hemen görülmemektedir.

    Ülserler

    Aloe vera dudakta bulunan uçuktan, genital organ ve ciddi bacak ülserlerine kadar çeşitli yaralarda başarıyla kullanılmıştır. Özellikle antivirutik etkisi nedeniyle uçuklarda ve herpes zoster’de 3 gün gibi kısa bir sürede iyileşmeyi sağlamaktadır.

    Deri

    Aloe vera’nın deri üzerine iyileştirici, yumuşatıcı, nemlendirici ve yaşlanmayı önleyici etkisi vardır. Aloe vera’nın kozmetik etkisi 4 ana nedene bağlıdır. Bunlar nemlendirici rolü, kollajeni arttırması, pigment yapımını azaltması ve deri bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesidir. Aloe vera’nın yaşlanmayı önleyici etkisi çok yönlüdür: Çok iyi bir temizleyici olduğu için ölü hücreleri kaldırır ve derinin küçük gözeneklerini temizler. Bir yandan derideki atık ve toksinleri kaldırırken, içerdiği vitamin, mineral ve amino asitlerle deriyi besler ve yeni hücre yapımını arttırır. Aloe vera’nın çok bilinen yaşlanmayı önleyici etkisi, bitkinin fibroblast hücrelerinin çoğalmasını normalden 6-8 defa hızlandırmasına bağlıdır. Fibroblast hücreleri kollajen imal ederek deri sarkmasını önlerler.

    Akne

    Akneler genelde Aloe vera’nın yerel (topikal) uygulanmasına iyi cevap verirler.

    Alerji, kaşıntı, ekzema

    Aloe vera içindeki salisilik asit, bradikinaz bileşimler nedeniyle anti allerjiktir. Ağrı ve kaşıntıyı geçirerek etkili olur. Ekzemalarda da anti alerjik etkisi nedeniyle kullanılmaktadır.

    Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi

    Aloe vera bilhassa içinde bulunan acemannan ile kuvvetli bir ümmüno-stimulandır (bağışıklık sistemi uyarıcısı). Ayrıca bitkide bulunan lektinler de ümmüno-stimulan etkiye sahiptir. Bağışıklık sistemini uyarıcı etkisi nedeni ile, AIDS, kanser ve tümörlerde denenmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta Aloe vera’nın kanseri tedavi edici değil, kansere karşı koymaya çalışan bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesidir.

    Multiple sklerozis (MS)

    Sinir sisteminin bu ilerleyici ve kesin tedavisi olmayan hastalığında, Aloe vera bağışıkılık sistemini kuvvetlendirici etkisi nedeniyle kullanılabilmektedir.

    Ciddi hastalıklarda, Aloe vera tıbbi ilaçların yerine kullanılmamalıdır.

    Aloe vera bitkisi, özü veya jeli kullanılmadan önce dikkat edilecek hususlar:

    · Aloe vera genel olarak toksik olmayan bitkidir, ancak alerjisi olan bazı kimselerde alerjik reaksiyonlara yol açmıştır. Bu nedenle ilk defa kullanacakların az miktarda jel veya sıvıyı bilek veya kulak arkalarına sürmesi ve birkaç dakika içinde kaşıntı ve kızarıklık olup olmadığını gözlemesi gerekir. Aloe vera’ya karşı alerjisi olanların, doğal olarak bu jel veya sıvıyı kullanmaması gerekir.

    · Safra kesesi iltihabı, idrar torbası iltihabı ve rahim kanaması olanlar Aloe vera kullanmamalıdır.

    · Şeker hastaları, Aloe vera sıvısını kullanmadan önce doktorlarına danışmalıdır. Aloe vera’nın pankreasın daha fazla insülin yapmasını sağlayan özelliği nedeniyle, insülin kullanan hastalarda dışarıdan verilen insülünün azaltılması gerekir.

    Dozaj ve kalite kontrol

    Bugün bilhassa batı dünyası ve Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde birçok Aloe vera ürünleri bulunmaktadır. Rusya’da kullanılan aloelerin bir kısmının, Aloe arborecens ve Aloe saponaria olduğu bilinmektedir.

    Tedavi amacıyla en etkili aloe vera içeriği ‘bütün aloe yaprağı’ndan elde edilendir. Bütün yaprak, iç jele göre 3-5 kat daha fazla aktif maddeler içermektedir.

    Konsantre aloe vera, yüksek ısı da pastörize edilmemişse daha etkilidir. Aloe vera içindeki karbonhidrat ve glikoprotein bileşikler, koruyucu kullanılmadığı takdirde süratle bozulmaktadır. Bu bozulmanın önlenmesi için ısıtma veya soğutma yöntemleri kullanılır. Soğutma yöntemi uygulanması genel daha pahalı bir yöntemdir ancak aktif maddelerin bozulmasını engeller. Isıtma yönteminde mantar oluşumu önlenirse de bilhassa mukopolisakkaritler bozulurlar. Bunun sonucunda aloenin birçok bileşeni görevlerini yaparlar ancak bağışıklık arttırıcı özelliği kaybolur.

    Sıcak uygulaması yerine sodyum benzoat ( ağaç sakızından elde edilen) veya potasyum sorbat (üvez meyvesinden elde edilen) kullanılarak aloenin bozulması önlenir.

    Eğer aloe yaprakları kesilip uzun süre açıkta bırakılırsa oksidizasyon sonucu etkinin azalması oluşur. Bu nedenle yaprak kesildikten sonra en geç 36 saat içinde seçilen koruma usulü kullanılmalıdır.

    Piyasada bulunan Aloe veraların ne kadar saf oldukları belli değildir. Uluslararası Aloe Bilim Konseyi, içinde % 15 oranında aloe içeriği bulunan bileşimlere uygunluk raporu vermektedir.

    Önerilen Dozlar

    Fazla miktarda aloe alınması diyareye neden olur. Önerilen Aloe vera nın tüm yaprağından elde edilen konsantredir. Aloenin tadı, hasatın yapıldığı zamana göre değişir. Uzun ve kurak bir mevsimden sonra elde edilen aloe sıvısı daha koyu renkli ve daha keskin bir lezzette sahiptir.

    Tedavi dozu günde 100 gr. veya 100 ml. Dir. Bu doz 2 defada verilir. Devam dozu günde 2 defa 25gr/ml Aloe vera jel veya sıvısının alınmasıdır.

    Gereksinimin Karşılanması için Evde Aloe vera Yetiştirilmesi

    Aloe vera sıcak ve kuru iklimden hoşlanan bir bitkidir. Dona dayanıklı değildir. Eğer iç mekanda yetiştirilecekse, saksının altına taş veya kiremit parçaları konulmalı, hazırlanan toprak geçirgen olmalıdır. Bitki büyük boya eriştiğinde en az 45cm çapında bir saksıya gereksinim gösterir.

    Tam tıbbi değeri, bitkinin 3-4 yılda olgunlaşması ile ortaya çıktığından, erişkin bitki edinilmesi uygun olur. Aloe fazla suya ihtiyaç göstermez, yalnız kurudukça sulanmalıdır.

    Açık havada bitki güneş ışığı ve rüzgardan iyi yönde etkilenir. Etsi yaprakları kuvvetlenir. Sıklıkla bitkinin gövdesinden küçük yavrular verir. Bu yavrular ayrılarak yeni bitkiler elde edilir.

    Hasat daima en dış, yani yaşlı yapraktan başlanmalıdır. Alınan yaprak ortadan ikiye ayrılarak yaranın üzerine kapatılır veya çıkarılan jel yaraya sürülür. Yaprak blendırdan geçirilerek sıvı veya jel haline getirilir ve hemen buzdolabına konulur. Bu sıvı 4 hafta süreyle kullanılabilir. Stabilize edilmemiş bu sıvı dondurulmamalı veya yüksek ısıda tutmamalıdır, aksi takdirde faydalı etken maddeler parçalanabilir.

    İçilecek aloe, kesilen ince küçük yaprak parçalarının kaynak suyuna konularak 1 gün buz dolabında tutulması ile hazırlanır. Bu sıvı, içindeki yapraklar çıkarıldıktan sonra içilir. Acı tadın giderilmesi için içine meyve suyu katılabilir.

  7. #7
    osmanuzen Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    43

    Standart

    sitenizde satışı yokmu?

  8. #8
    osmanuzen Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    43

    Standart

    fiyatını ögrenebilirmiyim

  9. #9
    igokcek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    igokcek Çevrimd??? İbrahim GÖKÇEK
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul fatih
    Mesajlar
    19.926

    Standart

    Gökçek Aloe Vera Jelin 1 litresi 60 tl ve Vakti müsait olanların günde 5 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alması uygundur. İş nedeniyle vakti olmayanlar günde 3 defa 3 yemek kaşığı, bünyesi güçlü olanlar günde 5 defa 3 yemek kaşığı ve zayıf olanlar 5 defa 1 yemek kaşığı alabilir. Benim tavsiyem günde 5 defa 3-5 yemek kaşığı alınması, böylece tedavi süreci kısalır. Yaşlı, çocuk (4 yaşından küçük) ve ağır hastalar günde 5 defa 1 tatlı kaşığı almalıdır. Bir yaşından büyük bebeklere günde 5 defa 1 çay kaşığı verilebilir. Yaşlı ve bebekler problemsiz içebilir, çünkü bu bir şuruptur. Gökçek Aloe Vera Jel ile Gökçek İksir aynı anda kullanmak isterseniz, JEL yemekten önce iksir yemekten sonra alınmalıdır. İsteyenler Gökçek Aloe Vera Jeli günde 3-5 defa yarım çay bardağı, yani 3-5 defa 30 ml alabilir.Gökçek Aloe Vera Jeli kullanma dan önce çalkamanız gerekir, çünkü iksirin 1/10 unu eterik yağlar ve doymamış yağlardan oluşur.

  10. #10
    efsuslu83 Çevrimd??? Cömez
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    40

    Standart

    Bir şişe kaç gün gider. 15 gün mü? 1 ay mı?

    Ayrıca siteniz de ne zaman satışa sunulacak. Marketing'e zaten bir şey koymuyorsunuz onu artık sormuyorum.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 46
    Son Mesaj: 04-03-2017, 12:30
  2. Cevaplar: 43
    Son Mesaj: 10-03-2016, 09:34
  3. Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 04-17-2012, 12:34
  4. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-13-2012, 17:10
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-09-2009, 00:01

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
doğal tedavi, bitkisel tedavi, sağlık bilgileri, himalaya tuzu, epimediumlu macun, çay ağacı yağı, Aloevera, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vücut sağlığı, tuz lambası, gazete haberleri